Prof. Dr. Salih Yılmaz, Yörük, Türkmen, Bekdik Tarihini Kaleme Aldı

Prof. Dr. Salih Yılmaz, Yörük, Türkmen, Bekdik Tarihini Kaleme Aldı

.

Prof. Dr. Salih Yılmaz, Yörük, Türkmen, Bekdik Tarihini Kaleme Aldı
2020-06-09 10:24:47

Ereğlinin yetiştirdiği bilim insanlarından Prof. Dr. Salih Yılmaz, Yörük/Türkmen/Bekdik Ereğliye ne zaman yerleşti? konulu bir yazı yayımladı.
Tarihe ışık tutacak bu yazıyı siz okuyucularımızla paylaşıyoruz:


İŞTE O YAZI


Yörük/Türkmen/Bekdik Ereğliye ne zaman yerleşti?


Türklerin Orta Asyadan serüveni 1071 Malazgirt Savaşı öncesine kadar dayanmaktadır. Selçuklular Döneminde Türkmenlerin önemli bir kısmı Muğla, Balıkesir ve Aydın yörelerine yerleştirilmiştir. Selçuklular yerleşimleri belli kurallara bağlı olarak yapıyorlardı. Boylar toplu halde yerleşecekleri yerlere göç ettiriliyordu. Selçuklular döneminde Derbentçiler olarak tanımlanan Yörük tayfaları Ereğli bölgesinde tehlikeli geçit ve yolları muhafaza için yerleşmişlerdir. Osmanlı Devleti 1700-1900 yıllarında ise merkezi teşkilatın bozulması ve vergi toplayamama gibi nedenlere bağlı olarak konargöçer Türkmenlerin obalarını dağıtarak 10-20li gruplar halinde Ereğli bölgesine yerleştirmiştir. Türkmenlerden 1700-1934 yılları arasında Dönel, Gökler, Gurbetler, Horzum, Honamlı, Melikli, Melli (Melicek), Menemenci, Taş, Tırtar, Saçıkaralı (Karaburun Köyü) obaları dağıtılarak Ereğlide zorunlu iskâna tabi tutulmuşlardır. Bu obaların birçoğu Toroslarda konargöçerlik yapan Türkmen boylarıdır. Osmanlı Devleti, Toroslarda yaşayan bu Türkmenleri ilk önce Çukurovaya yerleştirmiştir. Fakat bataklık ve sivrisinek sebebiyle Türkmenler yeniden Toroslara çıkmışlardır.


Avşarlar olarak nitelenen bu Türkmenler Osmanlı tarafından savaşla hâkimiyet altına alınarak bazıları Toroslardan bazıları da Adana ve çevresinden toplanarak 10-20li aileler halinde Ereğliye iskân edilir. Bazı boylar yerleştikleri köylere kendi boy isimlerini vermişlerdir. Melicek Köyü bunlardan birisidir. Benin dedemin babası da Çukurova Bölgesinden getirilip Çimencik bölgesine yerleştirilmiş Yörüklerdendir. Anne tarafım ise Divleden getirilerek iskan edilmiştir. Dedem ve onun babası Çimencik, Karaburun, Böğecik gibi köylerin ilk kuruluşunu ve muhtarlıklarını yapmışlardır. Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet döneminde belgelerde muhtarlık mühürleri hala kendi isimleriyle gördüğümde ben de aslında bunu yeni öğrendim.
Yörük ve Türkmen kavramı aynıdır. Fakat Karamanoğlu Beyliğinin hâkimiyetinde olanlar ile Osmanlı hâkimiyetinde olanlar arasında fark olması amacıyla Osmanlı Devletinin kendi hâkimiyetindekilere Türkmen dediğine dair rivayetler mevcuttur. Bunun nedeni ise Karamanoğulları Beyliğinin Yörükler üzerindeki tek hâkimiyet kurmasını engellemektir.


Ereğlide Türkmen, Bekdik veya Yörük olarak nitelendirilenlerin hepsi Avşar boyuna tabidir. Bekdikler sadece Ereğlide değil Karaman, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Kahramanmaraş ile Suriyede Halep, Rakka, Afrin, Hama, Humusta da yaşamaktadırlar. Bekdikler de Avşar boyundandırlar. Günümüzdeki Bekdiklerin Maraştan geldiği söyleniyorsa da aslında ilk çıkış yerleri Suriyenin Halep Beğliği bölgesidir.
Dulkadiroğulları Beyliği güçlenmesiyle Anadoluya gelmişler ve Osmanlılar döneminde 19.yüzyıla Maraşta Dulkadiroğulları-Bayazıtoğulları kavgaları sebebiyle Osmanlının temsilcisi olan Bayazıtoğulları ile hâkimiyet mücadelesinde Osmanlıya karşı savaştıkları için bu bölgeden alınarak Anadolunun farklı illerine dağıtılmışlardır. Ereğli de yerleştirildikleri önemli bölgelerdendir.


Osmanlı arşiv belgelerinde Begtuk olarak geçmektedirler. Günümüzde Ereğlideki Bekdikler önce Anadolu sonra Halep sonra yeniden Maraş ve çevresinde Dulkadiroğlu Beyliği içerisinde yaşarlarken Ereğliye getirilmiştir. Dulkadiroğlu Beyliğinden getirilen Türkmenlerin önemli bir kısmı da Karacadağ Bölgesine yerleştirilmişlerdir. Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları 12-13.yüzyılda Çukurova bölgesinde üstünlük sağlamıştır. Moğol istilası döneminde Çukurova Bölgesinde yaşayan Türkmenler Halep ve Rakka bölgesine göç etmişlerdir. Moğol hâkimiyeti sona erdikten sonra da Osmanlı döneminde Anadolunun farklı bölgelerine göç ettirilmişlerdir. Göç ettirildikleri bölgelerden birisi de Ereğlidir.


Örneğin Osmanlı Devletinde Sultan IV.Murat'ın Bağdat seferi dönüşü verdiği 1635 tarihli bir fermanda: Maraşta yaşayan Bektük nam cemaatinden 300 hane Karaman Ereğlisi Horti Derbendine, 300 hane Konya Kadınhanı Derbendine iskan eyleyüp....'' yazmaktadır. Ereğlide Hortu kasabasına getirilen Bekdikler Osmanlının belki de Ereğliye yerleştirdiği ilk Bekdik taifesidir. Buraya yerleştirilenlerin bir kısmı Aksaray ve Şereflikoçhisar taraflarına kaçmışlardır. 1709 yılında kaçanlar yeniden Maraşa götürülmüşse de bir süre sonra Aksaraya göç etmişlerdir. 1722-1723 yıllarında Hortu kasabasına yeni Bekdikler getirilmiş ve zorla yerleşime tabi tutulmuşlardır. 1743 yılında 3. Bekdik yerleşimi Ereğliye yapılmıştır. Ereğlideki Bekdiklerin farklı zamanlarda bölgeye iskân edildiğini söylemeliyiz.


Osmanlılar günümüzde Dağlı olarak nitelendirilen Karacadağ Bölgesinde de 1700lü yıllarda Türkmenleri göç ettirmiştir. Emirgazi ve çevresindeki Türkmenler de Avşar ile Salur boyundandır. Osmanlı Devleti bu bölgeye hem Karaman yani Toroslardan hem de Dulkadiroğlu Beyliği topraklarından Türkmenleri yerleştirmiştir. Atçeken olarak da adlandırılan bu Türkmenler, Karamanoğlu Beyliğinin en savaşçı ve güçlü Türkmenlerinden iken Osmanlı hâkimiyeti döneminde Toroslardan bir kısmı Balkanlara bir kısmı da Emirgazi/Karacadağ çevresine göç ettirilmiştir.
Karacadağ çevresinde 1700 öncesinde de Türkmen aşiretleri vardıysa da asıl günümüzdeki yerleşim biçimini Osmanlıların 1700 sonrası Toroslardan getirip iskâna tabi tuttuğu Avşar boyları oluşturmaktadır. Karacadağ Bölgesi aynı zamanda Osmanlı-Karamanoğlu beyliği çekişmesinde Türkmenlerin kaçıp saklandığı veya yerleştiği bir bölge de olmuştur. Çünkü bu Türkmenler, Osmanlıya karşı mücadele etmişlerdir.


Zanapa/Halkapınar/Kakçı olarak nitelendirdiğimiz bölge ise eski bir medeniyet merkezidir. Bu bölgedeki köyler ise tarihte Osmanlılar tarafından iskâna çok fazla tabi tutulmamışlardır. Daha çok Toroslarda eski gelenek ve adetlerine uygun biçimde yaşamaya devam etmişlerdir. Halkapınar köyleri belki de Avşar geleneklerini en fazla muhafaza eden Türkmen bölgeleridir. Karamanoğlu Beyliğinin etkisi daha fazla görülür.


Yani bugün Ereğlide kendisini Yörük, Bekdik, Ayrancılı, Kakçı,Türkmen, Dağlı olarak nitelendiren grupların hepsi Avşar boyundandır.


Diyeceğim o ki Karaman, Ereğli, Karapınar, Halkapınar, Emirgazi, Nevşehir, Aksaray birbirinin devamı ve aynı kültürel özelliğe sahiptir. Yoğun olarak Avşar boyundan gelmektedir.
. Prof. Dr. Salih Yılmaz

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Güvenlik Kodunuz 32066

Kullanıcı Adı

  • Eregli332@hotmail.com
    6 Aralık 2020 Pazar

    Evet karaman ,ereğli , karapınar ,halkapınar ( zanapa ), emirgazi ,nevşehir ,aksaray şereflikoçhisar (betikköyü), ankara çubuk barajı çevresi , ve buna benzer yerlerde yaşayanlar aynı kültürel özelliğe sahiptir .

  • Turan tek
    15 Ağustos 2020 Cumartesi

    1722 yılındaki bekdik iskanı damat ibrahim paşa tarafından özel bir ferman ile yatırılmıştır. 1722 yılında ulukışla ile hortu hanı arasında kalan bölgeye yerleştirilen bektikler nevşehir den getirilmişlerdir. sayın hocam 1743 yılında yapıldığını söylediği bekdik iskanı hakkında ayrıntılı bilgi verir ise sevinirim . saygılarımla.


[1]

Tüm yorumları okumak için tıklayın

 
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRx
Özel Simya öğrencileri çevreyi tanıyor
Özel Simya öğrencileri çevreyi tanıyor
Hamza Yerlikaya Spor  Lisesi’nden ‘gel’ çağrısı   
Hamza Yerlikaya Spor Lisesi’nden ‘gel’ çağrısı