KEVSER YAZAR ÖZİNCE: AMERİKA HADDİNİ BİLMELİ

KEVSER YAZAR ÖZİNCE: AMERİKA HADDİNİ BİLMELİ

ANADOLU EĞİTİM SENDİKASI KONYA İL TEMSİLCİSİ ÖZİNCE: “KIZILDERİLİ SOYKIRIMININ SORUMLUSU ABD’NİN “SOYKIRIM İFTİRASI”, TÜRKİYE’YE KARŞI ÖRTÜLÜ SAVAŞ İLANIDIR”

KEVSER YAZAR ÖZİNCE: AMERİKA HADDİNİ BİLMELİ
2022-04-25 09:30:13

- TEHCİR KARARI VATAN SAVUNMASINDAN İBARETTİR

- BİR MİLLETVEKİLİNİN SÖZDE SOYKIRIMIN TANINMASI İÇİN TBMMYE KANUN TEKLİFİ VERMESİ, ALÇAKLIK VE İŞBİRLİKÇİLİKTİR

Sözde müttefiki olduğumuz ABDnin Joe Bidenin ikinci kez 1915 olaylarının soykırım olarak kabul edilmesi açıklaması Türkiyeye karşı örtülü bir savaş ilanıdır.

Boyundan büyük işlere kalkışan Bidenin bu açıklaması yok hükmündedir.

Kendi tarihlerindeki ve toplumlarındaki utanç sahnelerini örtbas etmek isteyenlerin yeni taktiklerine boyun eğmeyeceğiz

Ülkelerini işgal ettikleri Kızılderilileri soykırıma tabi tutanların 1915 olayları konusunda açıklama yapması sadece alçakça bir iftira ve sözde müttefik ülkenin ihanetinden de öte, örtülü bir savaş ilanı olarak anlaşılmalıdır.

Ne yazık ki açıklamayı yapan Biden, Türkiyenin müttefiki(!) ABDnin başkanıdır.

Bir milletvekilinin 24 Nisanı bahane ederek sözde soykırımın tanınması için TBMMye kanun teklifi vermesini de bir alçaklık ve işbirlikçilik olarak gördüğümüzü de belirtmek isteriz.

TARİHE KISA BİR YOLCULUK

Onlarca imparatorluk ve devlet kuran milletimizin tarihinde utanç duyacağımız bir olay yaşanmadığı gibi 1915 tehcirine ilişkin tarihi gerçekleri hatırlatarak kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

Tehcir kararının alındığı 27 Mayıs 1915 tarihinde, Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşının içindedir. 8 cephede Rusya, İngiltere, Fransa ve bunların yandaşı ülkelerle savaşmaktadır.

Başta gençler olmak üzere eli silah tutan tüm erkekleri cephededir.

Doğu Anadoluda uzun bir cephede Ruslarla devam eden savaşta, Rusların yanında gönüllü Ermeni alayları, Osmanlı ordusunun gerisinde ise köyleri basan, insanları kadın-çocuk, genç-yaşlı demeden öldüren, camilere doldurup yakan, ordunun ikmal yollarını kesen Ermeni çeteleri faaliyet halindedir. Aynı zamanda Çanakkalede deniz savaşlarından sonra başlayan kara savaşları acımasızca sürmektedir.

Doğudaki Ermeni isyancılar, 14 Nisan 1915te başlattıkları isyanda Van ilini ele geçirerek asırlarca komşuluk ettikleri 30 bin silahsız ve savunmasız Türkü katletmişlerdir.

Taşnak ve Hınçak adını taşıyan Ermeni terör örgütleri Bitlis, Muş ve Diyarbakırda onbinlerce savunmasız insanı katletmekle kalmayıp Ruslarla savaşan Osmanlı ordusunun ikmal yollarını kesmek ve arkadan vurmaktan da geri durmamıştır.

TEHCİR KARARI VATAN SAVUNMASINDAN İBARETTİR

Osmanlı Hükümetince; Cephe gerisinin Ermeni terör örgütlerince isyan alanı haline getirilmesi üzerine, savaşan ordularının arka emniyetini sağlamak; erkekleri cephede olan kadın, yaşlı ve çocuklardan müteşekkil şehir ve köyleri korumak için haklı olarak tehcir kararı alınmıştır.

Balkan savaşları nedeniyle yerlerinden kovulan 9 milyonluk nüfusunun 3 milyonunun yollarda Balkan çetelerince imha edilmesi, birkaç milyonunun hastalık ve açlıktan ölmesi ve geri kalanların sefalet içinde İstanbul ve Anadoluya sığınmasından sonra Osmanlının aldığı tehcir kararı yeni bir Balkan Faciası yaşanmasının önüne geçilmesini amaçlamıştır.

Bu nedenlerle tehcir kararı açıkça zaten bir çok cephede savaşan bir devlet ve millet için vatan savunmasından ibarettir.

1916 yılı ortalarına kadar Tehcir esnasında işlenen suçlar ile ilgili olarak Osmanlı Devleti tarafından, aralarında mülki ve askeri bürokrasiden kişilerin de yer aldığı 67 kişinin idam cezasına, 524 kişinin hapis cezasına ve 68 kişinin diğer cezalara çarptırılması, 1915 olaylarının soykırım olarak nitelendirilemeyeceğinin delilidir.

O dönem Osmanlı İmparatorluğu merkezinde hatta İstanbul dahil işgal bölgelerinde görev yapan yabancı diplomatlar ve askeri yetkililer ile yabancı gözlemcilerin kendi ülkelerine gönderdikleri raporlar, soykırım mağdurlarının Ermeniler değil Türkler olduğunu açıkça göstermektedir.

DAĞLIK KARABAĞI HATIRLAYALIM

Dağlık Karabağ işgalini, Hocalı katliamını ve diğer katliamları, son Azerbaycan-Ermenistan savaşında sivil yerleşim merkezlerinin nasıl bombalandığını hatırlarsak, Birinci Dünya Savaşında yaşananları daha net anlarız.

ABD BAŞKANI BIDENİN KONUŞMAYA HAKKI YOKTUR

ABD; işlediği Kızılderili katliamının hesabını vermemiştir.

ABD; İkinci Dünya Savaşı sırasında 1942 yılından başlamak üzere, ülkenin batısında Pasifik sahillerinde yaşayan ve büyük çoğunluğu ABD vatandaşı yaklaşık 120.000 Japon asıllı kişiyi, ülkenin değişik bölgelerinde kurulan kamplarda yargı kararı olmadan enterne ettiğini hatırlamalıdır.

Ki gerekçe olarak Savaşın başarıyla yönetilmesi, ulusal savunma araçlarına, tesislerine ve gereçlerine yönelik casusluk ve sabotaj girişimlerine karşı mümkün olan her türlü koruma önleminin alınması gösterilmiştir

Tehcir kararı kendi tarihi şartları içinde, siyasetçiler tarafından değil tarihçiler tarafından araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Bütün bu gerçekler ortada iken Joe Biden tarafından yapılan açıklama tamamıyla siyasi niteliklidir.

Türkiye ABD ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmelidir.

Bu çerçevede, ABDyi şiddetle telin ediyor, iktidarı ve muhalefetiyle siyasetçilerimizi ve STKları ortak tavır göstermeye, Devlet yetkililerini aynıyla mukabele etmeye çağırıyoruz.

Tehcir ve Ermeni katliamlarında hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz.

KEVSER YAZAR ÖZİNCE: AMERİKA HADDİNİ BİLMELİ

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Güvenlik Kodunuz 39008

Kullanıcı Adı

 
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRx
Su arıtma ve yumuşatma sistemi revizyon bakım onarım işi yaptırılacak
Su arıtma ve yumuşatma sistemi revizyon bakım onarım işi yaptırılacak
Araç kiralama hizmeti alınacak
Araç kiralama hizmeti alınacak