​Zor bir yıl olacak


​Zor bir yıl olacak

Yeni yılımız pek kutlu ve mutlu olacağa benzemiyor. Yooo hayır, kızmayın. Amacım içinizi karartmak değil ama rahmetli güldürü ustası Kemal SUNAL' ın deyimiyle “görünen köy uzakta değil”. Vatandaşlarımızdan biri 31 Aralık akşamı ulusal kanallarda yayınlanan bir konuşma yaptı. Umarım dinlemişsinizdir. Ben yine de aklıma takılanlardan biraz bahsetmek istiyorum. Televizyon ekranında atılan nutukları dinlerken hayat çok güzel. Öyle tatlı, öyle inandırıcı geldi ki bir an kapılmışım büyüsüne. Bilirsiniz ki insan beyni unutkandır. Bugüne kadar neleri yaşayıp öğrendik ve unuttuk. Bakalım daha neleri öğrenip unutacağız. Ben de bir an için bugüne kadar öğrendiklerimi unutmuşum o konuşmayı dinlerken. Mutlu, güçlü, her gün sokaklarında molotof kokteyli atılmayan, kardeşin kardeşi öldürmediği, dışa bağımlılığı bulunmayan, hep tüketen değil tükettiğini de üretmesini bilen, diğer ülkelerin ölmesini beklediği bir canlıyı mideye indirmek için fırsat kollayan akbaba gibi bakmadığı, refah içinde bir ülke canlandı gözümde. Hatta AB bizi üye yapmak için canla başla mücadele veriyor ama ağırdan satıyoruz kendimizi. “Hele bir şartlarımızı yerine getirsinler de gireriz canım acelemiz yok” diyoruz. Bir ara TV' den uzaklaştım ve yavaş yavaş unuttuklarım gelir oldu aklıma. İlk olarak 3, 4 gün önce açıklanan zamları hatırladım. Konuşmanın büyüsündeydim hala. “Önemli değil”, dedim. Nasıl olsa gelecekti. Hem biz öyle açlıkla, yoksullukla boğuşan bir ülke miyiz ki? Bakın bakalım caddelere sokaklara bir tane işsiz bulabilecek misiniz? Hamdolsun herkesin bir işi var. O zaman zammın ne önemi var ki? Konuşmayı dinlemeye kararlıydım ama her kelimesinde geçmişten bir şeyler gelir oldu aklıma. Mesela kişi başına düşen milli gelir açıklandığında düşünmeden edemedim. Bayağı yükselmiş gayri safi milli hasılamız. Vallahi bravo. Bize yansımayan gayri safi milli hasıla iyi gözüküyor. Tabii bir de madalyonun tersi var. Kişi başına düşen milli borç ne kadar acaba? Hiç onu açıklayan yok. Biz gayri safi milli hasıladan kişi başına düşen miktarı göremiyoruz da , görsek bile ayakkabı kutusunun bir köşesinde kalır. Doldurmaz bile... Zaten milletin öyle şeylere kafası çalışmaz. Millet akşam evine, çoluğuna çocuğuna, ailesine getireceği ekmeğin derdinde. Ara sıra benim gibi bellek turuna çıkınca hatırlanır bu tür şeyler. Yoksa ülkemizin maşallahı var. Refah içindeyiz alimallah.